Perşembe , Ekim 28 2021
Breaking News
Home / Makale/ Deneme / Hemdemim Bu Sana

Hemdemim Bu Sana

İnsan vardır yarayı sarar ,insan vardır yarayı kanatır tarzında bir yazı okumuştum bir yerde.
İnsan ömrü akıp giderken insan şu kısacık ömründe bir dost ister.Derdini paylaşabileceği vs.
Hemdert arar yani.Ve bunun için de büyük mücadeleler verir ve bedeller öder.
Hikmet Anıl Öztekin “İnsanın ihtiyacı olan şey mükemmel biri değil kendisine ayna olacak o kişidir “der yani kendisine ayna olacak o kişiyi insan arar durur.
Ben de herkes gibi o kişiyi aradım ilkokulda,lisede,üniversitede vs kime işte o kişiyi buldum dediysem hep hayal kırıklığına uğradım .Daima o kişiler tarafından incindim ,kırıldım,yıprandım,döküldüm ve paramparça oldum.
Kime çok değer verdiysem en çok o kişilerden yara aldım .Sonra hep üzüldüm .
Değer verdiğim ve mutlu ettiğim insanların bunların hiçbirine layık olmadıklarını aslında sadece çıkarları ve dünyalık menfaatleri yüzünden yanımda olduklarını anladım.
Her maskenin altındaki gerçek yüzü çok acı gerçeklerle öğrendim . Ve gerçek zannettiğim herşey bir bıçak gibi yüreğimi deldi geçti.
İçimden sessiz sedasız ama arşı alaya ulaşan bir yakarışla ben bunları hiç haketmedim diye feryatlar ettim.
Tüm bunlara rağmen sessiz kaldım ve bu yaşadıklarımı kimselere anlatamadım.Anlayacak kimse de yoktu zaten.
Birine değer vermenin değer verenin değerini artırdığını düşünürdüm beni .Ama öyle olmadı değer verdikçe değersizleştim.
Artık o kadar gönlüm yorulmuştuki insanlara olan güvenim o kadar sarsılmıştıki,yalnızlık en yakın dostum olmuştu.
İyilik ettiğim herkesten vefasızlık ve kötülük görmüştüm iyi insan olmaktan nefret etmiştim artık nefret ettirmişlerdi.
Bunu başarmışlardı ,beni çok yormuşlardı ,çok kırmışlardı.İnce düşünceli insanların kaderi miydi bu .
Dünya hassas kalpler için cehennem miydi gerçekten .Hayır böyle olmamalıydı.
İnsan insanın gönlünde dinlenmeliydi.Ben bunları hiç haketmemiştim.
Yine de dualarımda Peygamber Efendimiz ‘in şu duasını hiç eksik etmiyordum. “Allah’ım senden seni sevmeyi,seni sevenleri sevmeyi ve senin rızana ulaştıracak ameli sevmeyi dilerim “Ve diyordum ki Allah ‘ım ne olur bana bir tane gerçek dost nasip eyle.Bana seni anlatacak beni hayra yönlendirecek gerçek bir dost…
Gerçekten çok istiyordum dünyalık değil ahiretlik istiyordum.Çünkü insan nefsiyle başbaşa kalmamalıydı.
Ve yıllar geçti.İlkokul,lise,üniversite derken hayatımdan yüzlerce insan gelip geçmişti hiçbir iz bırakmadan.
Ben etrafımdakiler gibi cıvık,sahte,banal ,menfaatler üzerine kurulu arkadaşlıklar değil gerçek yalansız bir dost arıyordum.Ümidim kalmamıştı artık eğitim hayatım bitmişti bu saatten sonra olması imkansızdı.
Herkes tarafından sevilmek gibi bir derdim olmadı hiçbir zaman .Arkadaş olabilmek için kimseyi pohpohlamak yoktu ben de .
Çok zor ısınırdım birilerine ve Sevdiğim insanlar için kendimden dahi fedakarlıklar ederdim ettim de .Karşılığının büyük bir hayal kırıklığı ve koskoca bir hezayan olacağından habersiz.
Ve yüzlerce insan geçti hayatımdan kimi depremlerle gitti ,kimi fırtınalarla .Kimse kalmadı yüreğimde velhasıl.
Ve ben hep neden neden demekten kendimi alıkoyamadım.Munzevi olmaya itmişlerdi beni .
Eba Zer kendimi en yakın hissettiğim kişi olmuştu .
Benim kısacık hayatım vardı her saniyem çok kıymetliydi.Niye girmişlerdi hayatıma.
Yada ben neden izin vermiştim Neden onlarla zaman kaybetmiştim neden hayatımı alt üst etmelerine izin vermiştim.Derin bir pişmanlık duyuyordum .Çok kıymetli zamanımı haketmeyen insanlarla israf etniştim .Ama ben tüm bunların imtihan olduğunu anladım geçte olsa. Hayat bana birşeyler öğretmeye çalışıyordu.
Bir gün youtobe da Hakan Mengüç’ün bir videosuyla karşılaşmıştım .Diyordu ki “Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir .Hayatta her zaman karşınıza çıkan kişiler kim olursa olsun doğru kişilerdir .Kimse karşımıza tesadüfen çıkmaz .Karşımıza çıkan etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır .Ya bizi bir yere götürürler yada bize birşey öğretirler diyordu “
Bunu izleyince şok geçirdim karşıma o kadar gereksiz,kötü insanlar çıkmıştıki niye diye vaveyla ediyordum taki yüreğime su serpen bu videoyla karşılaşıncaya kadar.
Doğruydu kainatta tesadüfe yer yoktu herşey tevafuktu .Ve bu insanlar beni çok olgunlaştırmıştı.
Ve hiç beklemediğim zamanda o geldi mucize gibiydi.O herkes gibi değildi o çok farklıydı.
Yaşayışı ,konuşması ,fikri ,derdi vs.Herkes el alem ne der diye yaşarken o ELALİM ne der kaygısıyla yaşamaya çalışıyordu.Tertemiz bir yüreği vardı benden katkat hassas kalbi vardı.
Onunla oturup çay içmişliğimiz olmadı hiçbir zaman uzun uzun muhabbetimiz olmadı yüzyüze asla.
Ama o bana herkesten daha yakın geliyordu. O karşılıksız Allah için seviyordu sadece Allah rızası için yaşıyordu.
İsminin hiçbir önemi yoktu .Onunla muhabbet ettikçe göğüs kafesimde çiçekler açıyordu .O benim hayalimdeki ,dualarımdaki kişiydi.Ve onu bana Allah göndermişti .Herşeyimi paylaşır olmuştum onunla .
Hemderdim,hemdemim diyorduk birbirimize .Ben kimse için bu tabirleri kullanmamıştım.
Kimseye içimi açacak kadar yakın hissetmiyordum kendimi. Dostum dediğim kişiler hep kırmıştı beni ağızlarına geleni söylemişlerdi onlara bu yetkiyi kim vermişti.
Kendimi değersiz hissetmeme sebep olmuşlardı kusurlarımı yüzüme kırıcı uslüple söylüyorlardı ben ise insanları kırmamak için kırk takla atıyordum ama aynı hassasiyeti karşımdakinden göremiyordum.Ve hiçbir zaman beni sevdiklerini söylememişlerdi.Ama o farklıydı sürekli bana Allah için beni sevdiğini söylüyor sürekli dertlerime derman olmaya çalışıyordu .Ve sürekli değerli olduğumu söylüyordu bana bunu hissettiriyordu da.Beni çok etkiliyordu kendimi sorgulatıyordu uhrevi olarak bana çok şey katıyordu.Hayata bakış açımı değiştirmişti.
Kalbi gibi yüzü de çok güzeldi .Öyle ya insanı insan yapan yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliği değil miydi zaten .Yoksa hepimiz aynıydık etten ve kemikten oluşmuş bedenlerdik bizi birbirimizden ayıran tek şey kalplerimizin özelliğiydi.
Herkes menfaati bitince tektek çıkmıştı hayatımdan ama o beni Allah için seviyordu.
Onunla aramızda yol olarak mesafeler çok uzaktı ama ben onu kalben kendime çok yakın hissediyordum.Varlığı dahi yetiyor ve bana huzur veriyordu.
Ben onun elinden ve dilinden zarar gelmeyeceğinden emindim. Ama bugüne kadar emin olmadığım insanları dost zannedip hayatıma almıştım.
Öyle bir zamanda girdiki hayatıma hayal kırıklıklarımın , gönül yorgunluğumun tavan yaptığı bir dönemde armağan gibi geldi.
İlaç oldu ,merhem oldu bana .Ve ben her zaman dualarımda ona yer vermeye çalıştım ,çalışacağım da.Onun için çok şey yapmak istiyordum ama dua etmekten başka birşey gelmiyordu elimden.
Hayatımı o kadar güzelleştirdi ki ve bakış açımı o kadar değiştirdiki ilk defa birinin kendimden daha iyi olmasını istiyordum .İmtihanı ağırdı çünkü imanı kuvvetliydi .Zaten imanı kuvvetli olanların imtihanı daha zor olmaz mıydı .
O konuştu su gibi aktı kalbime .Işığı sönmüş yıldızlar gibi çaresizken ışığını doldurdu kalbime.
Ve şu sözü kanıtladı bana “insanın insana yakınlığı manevidir mekanla hiç alakası yoktur “
Onunla bir tane bile fotoğrafım yoktu belki ama bilgisayarımda yüz kadar fotoğrafta beraber olduğumuz insana duygularım nötrdü konuşmuyorduk hayatımdan çıkarmıştım onu ve daha nicesi.
Onunla aramda ülfet ,ünsiyet peyda etmişti .Bu maddi şeylerin hiçbir önemi yoktu.
Gönle giren gözden uzak olsa ne olurdu?O benim gönlümde kocaman yer edinmişti ve ben onu Allah için çok seviyordum.Ve Rabbime ahirette de beraber olabilmek için dua ediyordum öyle ya dünya dostluk için çok kısaydı en güzeli ahiret dostluğu idi.
Onunla beraber olabilmek için onun kadar müslümanca yaşamam gerekiyor tabi bunun için çabalayacağım .
Allah ‘tan hiçbir zaman ümidi kesmemek gerekiyor Rabbim benim dualarımı kabul etti ve fazlından bana ikram etti.
Ve ben yine ümitlerimin tükendiği herşeyin üstüme geldiği şu dönemde iken o kadar yükünün arasında ,meşguliyetinin arasında beni yalnızlığıma terketmedi.Ve yanımda olmaya çalıştı.
Oysa ben onu hiç haketmiyordum. Onun bu kadar yükünün arasında onun zamanını almak istemiyordum. Onun daha iyi insanlarla beraber olması gerektiğini düşünüp ondan uzak durmaya çalışıyordum. Allah onu bana lutüf olarak göndermişti.
Ruhen çöküntüye uğradığım şu zamanda da söyledikleriyle bana şifa oluyordu .
Birşeyleri yanlış yapıyordum silkilenmem ,kendime gelmem gerekiyordu .
Bana bir video göndermişti videoda “Bak sana fil suresini anlatacağım .Minik kuşların kocaman filleri nasıl yendiğini anlatan sureyi.Şu hayatta kendini ne zaman kuşlar gibi küçük ve savunmasız hissedersen hemen o sureyi hatırla.Biz de büyük yada güçlü olan kazanmaz oğul . Allah kimin yanındaysa o kazanır .Biz de imkansız diye birşey yoktur .Kün feyekun vardır Çünkü O ol der ve herşey olur.Bizde kuşlar filleri yener oğul bizde kuşlar filleri yener diyordu.
Ne kadar doğruydu ama biz gaflete dalıp unutuyorduk. Beni kendime getirmişti .Eskiden çok sevdiğim ama benim için hiçbir anlam ifade etmeyen bir söz dolaşırdı sosyal medyada “Bize bir ALLAH ‘ı anlatacak bir dost bir de çay lazım diye.
Artık bu söz benim için çok şey ifade ediyor.Herkes gelip geçiciydi ama o kalıcıydı .
Ben medümgirizdim herkese kapalı yalnız ona açık.
O kadar mütevazi ve içtendiki o okyanusta bir inci tanesi ben ise kum tanesiydim.
Herkes aynıydı o farklıydı o herkesleşmemişti.
Rabbime sonsuz kere hamd olsun selametle….

Sebile Demir
sebiledemir21@gmail.com

About Salih

Check Also

Deli-Kanlı Olmak!

Bize hep derler ya ,sen DELİKANLISIN diye. İşte bugün nasıl daha da deli bir kan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir